Hülya Koçyiğit’in mirası; erotizm değil, "Susuz Yaz"ın toprağa duyduğu özlem, "Gelin"in İstanbul’daki hayatta kalma mücadelesi ve Türk sinemasına adanmış onurlu bir ömürdür. Bu tür asılsız iddialar ve aramalar, ancak Türk sinema tarihini doğru kaynaklardan okuyarak ve izleyerek ortadan kaldırılabilir.
Günümüzde YouTube, TikTok ve çeşitli forum sitelerinde, eski Türk filmlerinin dramatik veya sanatsal olarak çekilmiş nitelikli sahneleri veya "erotik film" gibi yanıltıcı başlıklarla paylaşılmaktadır. Bunun temel nedenleri şunlardır:
In films like Sürtük (The Bitch, 1965) – a title that was shockingly progressive for its time – Koçyiğit played a woman ostracized by society for having a child out of wedlock. While the man faced no repercussions, her character was forced into prostitution and social exile.
Koçyiğit, sinemanın yozlaştığı bu yıllarda ticari teklifleri reddederek toplumsal sorunları ele alan yapımlara yönelmiş veya sinemaya ara vermeyi tercih etmiştir. Hülya Koçyiğit Sinemasının Gerçek Değeri